Nereden
başlasam, nasıl anlatsam (bu sözleri bir yerden hatırlıyorum ama)
bilemiyorum. Yanlış hatırlamıyorsam 1992 senesiydi. O zamanların en
popüler makinesi AMIGA'ydı. Herkesin oynadığı tek bir futbol oyunu
vardı, Kick Off. Seri haline gelen efsane o kadar tuttu ki futbol
olarak başka hiçbir oyun oynanmıyordu. Ama ne zaman Sensible Soccer
kapıyı çaldı, işler bir anda değişiverdi.
Sunduğu değişik oyun
modlarıyla, lisansları alınmış takım ve oyuncularıyla değişik oyun
tarzıyla eşsiz bir yapım olarak karşımıza çıktı. Özellikle Kick Off
oyunundaki gibi topun oyuncuların ayağına yapışmaması oyunu daha
gerçekçi kılıyordu. Bu nedenle alışılması zaman alan fakat öğrendikten
sonra başından kalkılamayan bir oyun oluyordu Sensible.
Bu ilk
oyunun ardından 2 sene geçti ve gerçek bomba o zaman patladı. Sensible
Software Sensible World Of Soccer'ı piyasaya sürdü ve beklentilerin çok
üstünde satış rakamlarına ulaştı. Bu oyun, birçok otorite tarafından
gelmiş geçmiş en iyi futbol oyunu olarak gösterildi. Bu kadar mükemmel
bir oyunun klasik olması kaçınılmazdı. Düşünün, dünyanın bütün ülke
takımları ve bu ülkelerin bütün lig takımları (bazı ülkelerin sadece 1.
lig takımları), tüm oyuncuların lisanslı isimleri ve birebir yapılmış
formalarla dev gibi bir database. Bu kadar geniş altyapıya şu an bile
hiçbir futbol veya menajerlik oyunu erişemedi. Düşünsenize, hangi
oyunda El Salvador'un 3. liginden bir takım seçebildiniz?
İşte
bu anlattıklarımı vaat eden tek oyun SWOS'tu. Her sene çıkan yeni
versiyonla takımlar güncelleniyordu ve bu sayede oyun hiç eskimiyordu.
Fakat gelişen teknoloji karşısında tüm oyunlar 3D'ye dönmüştü. Sensible
da bu teknolojiden nasibini aldı ve 3D tarzında olan Sensible Soccer 98
piyasaya sürüldü. Oyun tam bir fiyaskoydu. O dev gibi database gitmiş,
yerine kısıtlı olan takım ve lisansı alınmamış oyuncular konmuştu. Bunu
neden yaptıklarını hala çözebilmiş değilim. Bu son oyunla birlikte
Sensible gözden düştü. Ama eski oyunları halen oynandığı için
unutulmayan bir oyun olmayı da başardı.
Günümüzde FIFA ve PES
gibi çok kaliteli futbol oyunları olmasına rağmen hiçbiri SWOS
oyuncularına aynı zevki yaşatamadı. SWOS'un havası apayrıydı. Bunun en
büyük nedeni kuşkusuz kariyer moduydu. İster sadece menajer oluyor,
istersek de seçtiğimiz takımlarla maçlara biz çıkıyorduk. Oyuncu
transferleri ile takımımıza çeşitli takviyeler yapmak da mümkündü. Hele
bir takımı 3. ligden alıp önce süper lige çıkarıp oradan da Avrupa
kupalarında şampiyon yapmaya çalışmak çok eğlenceliydi. Başarılı sezon
ardından başka takımlardan da teklif alabiliyorduk. Ara sıra ülke
takımlarından da teklif aldığımız oluyordu.
Neyse çok gerilere
gittik. Bu kadar bilgiden sonra incelememize geçsek fena da olmaz.
Sensible Soccer 2006 adını ilk duyduğumda çok heyecanlanmıştım. Acaba
efsane tekrar canlanacak mıydı, yoksa yine hüsranla mı sonuçlanacaktı?
Oyun çıkana kadar hep iyi şeyler düşünmeye gayret ettim. Fakat
yapımcının KUJU ENTERTAINMENT olduğunu öğrendiğimde karşıma neyin
çıkacağını pek kestiremedim. Gerçi PS2'de Eye Toy Play gibi alışılmışın
çok dışında bir oyuna imza attı ama bir klasiğin altından kalkabilmek
çok zor bir işti. Bunu başaracağına pek inanmıyordum. Yanılmadığımı
görmek çok uzun sürmedi.
Oyun piyasaya çıktığında büyük bir
istek ve heyecanla oyunu edindim. Eve gelip hemen oyunu kurdum.
Heyecandan yerimde duramıyordum. Kısa bir kurulumdan sonra başladım
oynamaya. İlk olarak demoyu izledim tabii ki. Eski oyunun açılış
müziğinin mikslenmiş hali kullanılmış. Zaten güzel olan müzik daha da
iyi olmuş gibi. Neyse, ana ekrana geldiğimizde eski oyunda olan menü
karşılıyor bizi, bazı eksikliklerle. Bunlara değineceğiz.
Menüdeki ana başlıklar şöyle:
Friendly: Arkadaşlık maçı yapmak için, bir nevi pratik yani.
Present Competition:
UEFA, şampiyonlar ligi, süper kupa ve dünya kupası gibi turnuvalara katılmamızı sağlıyor.
DIY Competition: Bu seçenekle kendi liginizi, kupanızı veya turnuvanızı düzenleyebiliyorsunuz.
Custom Team: Kendi takımınızı yaratma şansını veriyor.
Options: Ne işe yaradığını bulamadım.
Data Editor: Hazır olan takımların ve oyuncuların üzerinde değişiklik yapabiliyorsunuz.
Load: Malum save ettiğiniz oyunlara buradan ulaşabiliyorsunuz.
Friendly'yi
seçerek hemen bir alıştırma maçı yapmak istedim. İlk olarak takımımı
seçtim ve maç öncesi seçeneklerine geldim. İlk yenilik burada çıktı
karşıma. Top, stadyum, hava şartları ve forma seçimi çıktı karşıma.
Tabii bazı özellikler kapalı. Puan kazandıkça açılıyor. Neyse
seçimlerimi yaptıktan sonra geldik taktik ekranına. Gayet sade
hazırlanmış ekranda takımımı ve taktiğimi oluşturup maça başladım.
Oyuncular
ekranda görünmeye başladığında ilk önce çok şaşırdım. Tamam eski oyunda
da futbolcular koca kafalıydı ama bunda olay biraz abartılmış. Ama
asıllarına benzetilmeye çalışılmış. Başarılı olmuş mu, derseniz pek
değil gibi. Kafaları bu kadar kocaman olunca bacakları kürdan gibi
kalmış. Neyse maça başladık. Sensible'ın önemli özelliklerinden biri de hızlı
bir oyun olmasıdır. Ama Kuju sağ olsun bunu da biraz abartmış. 3-4
saniyede karşı kalede buluyorsunuz kendinizi. Bunun bazı olumlu
etkileri de yok değil. Hızlı düşünüp karar vermeye sevk ediyor insanı,
bu da heyecanı arttıran bir etken.
Yani oynanışta ciddi
farklar bulunuyor. İlk olarak tek tuşla oynanan oyunumuzda artık 4 tuş
ile oynanıyor. Depar atma tuşu, pas tuşu ve şut tuşu ayrı olarak
düşünülmüş. Oyuncu ve taktik değiştirmek için de ayrı tuş kullanıyorsunuz. İsterseniz
kaleciyi de kendiniz yönetebilme şansına sahipsiniz ki hiç tavsiye
etmem. En büyük fark deparın oyuna eklenmesiyle olmuş. O tuşu
kullanmadan çalım atmak veya atak yaparken başarılı olmak neredeyse
imkansız. Karşı takımın savunmasını delmek bazen çok zor olabiliyor.
Top sürerken deparı kullanmazsanız rakip sizi mutlaka yakalıyor ve topu
kazanıyor.
|
Pas sisteminde değişiklik hemen göze çarpıyor. Çok ilginç yapılmış ve
hiç de kullanışlı olmamış. Topu aldığınız anda altınızda çıkan ok
işareti ne tarafa bakıyorsa (bu genelde anlamsız bir yer oluyor) pasa
bastığınız anda topu o tarafa atıyor. İstediğiniz yere pas atmak tam
bir işkence haline gelmiş. Hızlı pas yapmak oyunda zorunluluk haline
gelmiş neredeyse. Tek başınıza topu alıp gitmeyi unutun, mutlaka
önünüze bir engel çıkıyor.
Şut konusuna geldiğimizde yine bazı
sorunlarla karşılaşıyoruz. Diğer oyunlarda ve eski Sensible'da şut
çekerek uzak yerlere pas atabiliyorduk. Bu oyunda öyle bir şey söz
konusu bile değil. Ayrıca kaleye çektiğimiz şutların çoğu kaleci
tarafından karşılanıyor. Fakat direğin yakınından dışarı giden top
nasıl olup da kalecini eline mıknatıs gibi yapışıyor anlayamıyorum.
Böyle bir bug'ı görmemezlikten gelemezdim. Kale direğinin dibine
attığınız her top %90 gol oluyor. Çektiğiniz nefis falsolu toplar artık
gol olmuyor. Saçma sapan şutlar siz anlamadan gol oluyor. Gol olması
imkansız olan pozisyonlar golle sonuçlanırken, %100'lük pozisyonlar gol
olmuyor.
Seçeneklerde eksik olduğunu söylemiştim. Bunlardan en
önemlisi kariyer modu. Böyle bir saçmalığın hangi akla hizmet olduğunu
anlamak güç. Dediğim gibi Sensible'ın en sağlam özelliğidir kariyer.
Bence bu oyun acaba tutacak mı diye piyasaya deneme olarak sürüldü
herhalde. Çünkü üzerinde fazla uğraşılmamış gibi. Diğer eksik ise
Highlights bölümü. Buradan da maçlarda attığınız golleri izleyip
kaydedebiliyordunuz. Bu eksikler affedilir gibi değil.

Sensible
maalesef lisanslı takım ve oyunculardan da yoksun. Mesela Chelsea
yerine Blue London yazıyor. (biri PES mi dedi?) Bir tane de oyuncudan
örnek vereyim; Cossi. (tahmin edeceğiniz gibi Cisse) Zaten eskisi gibi
zengin database yerinde yeller esiyor. Fakat lisans için yapımcılara
hak vermiyor da değilim. Neden derseniz; eskiden lisanslar şimdiki gibi
astronomik rakamlarda değildi. Yapımcı firma çok da zengin olmayınca
böyle bir sonuç çıkıyor karşımıza. Zaten oyun tabir yerindeyse (ki
yerinde) tam bir arcade. Yani eğlencenin ön planda tutulduğu bir yapım.
Ama eğlence olacak diye bazı kuralları atlamanın mantığı da yok.
Maalesef oyunda geri pas kuralı yok. Yani istediğiniz gibi kalecinize
geri pas verebiliyorsunuz. Bu kuralın olmayıp ofsayt kuralının olması
da ayrı bir komedi.
Biliyorum yazının başında beri oyun hakkında
iyi şeyler söylemedim, ama söyleyecek bir şey yok. Her açıdan dökülen
bir oyun. Deneme olarak bile piyasaya sürülse Sensible adını kirletmeye
kimsenin hakkı olmamalı. Bu oyunu yine Sensible Software yapsaydı
eminim klasik tekrar canlanabilirdi.
Eğer bu serinin önceki
oyunlarını oynamadıysanız bu oyuna hiç bulaşmayın. Bir yerden eski
oyunları bulup onları oynayın. Çünkü her açıdan bu oyundan daha iyiler.
Bir efsanenin daha rezil olmasına tanık olduk ne yazık ki. Eğer yeni
oyun alacaksanız piyasaya bomba oyunlar düşmeye devam ediyor. Yalnız
Sensible Soccer 2006'dan kesinlikle uzak durmanızı tavsiye ederim. Ama
bence eve tıkılıp zamanınızı bilgisayar karşısında geçirmeyin. Yaz
geldi, bol bol gezin. Herkese iyi tatiller.
|
Platform: PC
Tür: Spor
Multiplayer: Yok
Yayıncı: Codemasters
Yapımcı: Kuju Entertainment
Çıkış Tarihi: Haziran 2006
Min. Sistem: Windows XP/2000, Pentium 4 ya da Athlon at 1.4GHz, 256 MB RAM, 64 MB Ekran kartı(Ati Radeon 8500 ya da Geforce 3 üzeri MX hariç), 1GB HDD Alanı
Rar dosyası 87Mb'dir. Rar içinden çıkan Sensible Soccer 2006.exe adlı dosyayı çalıştırınız ve kurulmasını bekleyiniz. Bittiğinde masaüstüne yerleşen dosya ile oyuna girebilirsiniz. Kurulum bittiğinde oluşan boyut 488 mb'dir. İnceleme TrGamer'den alıntıdır...
 http://rapidshare.com/files/120373085/Sensible_Soccer_2006.rar

|